Archive for 25 Tem 2009

Kelebek Etkisi-Kaos Teorisi

Newton ve Liebniz’in calculusu keşfetmelerinden bu yana insanoğlu dünyada pasif bir yolcu olmaktan kurtulmuş, bir mühendis haline gelmiştir.

Doğayı anlamaya çalışarak yaşam alanını kontrol edebilmesini sağlayacak nedensel ilişkileri aramaya başlamıştır.

Basitleştirilmiş Modeller

Pek çoğumuz karmaşık bir fiziksel ya da sosyal sisteme bakarken, sistemi küçük parçalara ayırıp ardından her bir parçanın bütün ile olan ilişkisini anlamaya çalışırız. Güçlü bilgisayarların üretilmesinden önce matematiksel modellerin, matematikçiler ve günün elverdiği teknoloji ile çözülebilmesi için basitleştirilmesi gerekmekteydi. Örneğin, gezegenlerin güneş etrafındaki hareketlerini tanımlayan karmaşık denklemler, gezegenlerin kendileri arasındaki çekim etkileri önemsiz kabul edilerek sadece güneşin çekim etkisine bağlı bir sisteme indirgenir. Bilim adamları bu modelin gerçekliğin oldukça basitleştirilmiş bir hali olmasına rağmen, sistemin özünü koruduğuna inanıyorlardı.

Daha Karmaşık Modeller

Güçlü bilgisayarlar yardımı ile modelleri basitleştirmelerden kurtararak, karmaşık modellerin evrimini görmek mümkündür. Basitleştirmelerden kurtulan matematiksel modeller hızla daha karmaşık ve nonlineer bir hal almakta ve davranışları genelde basitleştirilmiş lineer modellerden çok farklı olmaktadır. Oldukça yeni bir bilim olan nonlineer dinamik, ‘kaotik’ davranışlar sergileyen modelleri de kapsayan nonlineer modellerin davranışları üzerinde çalışmaktadır.

Peki ‘kaotik’ davranış nedir?

Kaotik sistemler, düzen ve düzensizliğin bir kombinasyonu olarak tanımlanabilecek geniş yelpazeli davranışlar göstermektedir. Örneğin ısıtılan bir sıvıda belirli bir sıcaklığa ulaşılıncaya kadar düzenli bir konveksiyon görülür. Ve ardından düzensiz kaynama işlemi başlar.

Kaotik sistemlerin garip ve öngörülemez davranışlarının temelde üç nedeni vardır :

Birincisi; kaotik sistemler, bir önceki periyottan elde edilen çıktının bir sonraki periyot için girdi olarak kullanıldığı geri-beslemeli sistemlerdir. Değişkenler arasındaki ilişki nonlineer olduğundan neden ve etki arasındaki ilişki orantılı değildir.

İkincisi; önemsiz gibi görülen girdiler zaman geçtikçe sistemin davranışı büyük ölçüde etkileyebilirler. Bu fenomenin en popüler versiyonu, 1960ların başında Edward Lorenz tarafından açıklanan ‘Kelebek Etkisi’ dir. Bu teoriye göre, Brezilya yağmur ormanlarında kanat çırpan bir kelebek, birkaç ay sonra Atlantik Okyanusu’nda bir kasırgaya yol açabilir. Kelebek etkisi, bir modeldeki herhangi bir değişkenin önemsiz olduğu düşünülerek yok sayılmasının modelin gerçekliği yansıtmasına engel olacağını ileri sürmektedir.

Kaotik sistemlerin üçüncü özelliği ise, başlangıç koşullarına olan hassas bağımlılıktır. Henri Poincare bu konu hakkında ” Dikkatimizden kaçan küçük bir neden, görmekten kaçamayacağımız bir etki yaratabilir, ve biz de bu etkinin şansa bağlı olduğunu söyleriz…Başlangıç koşulundaki küçük farklılıklar çok büyük değişikliklere yol açabilir.Tahmin yapmak imkansız bir hale gelir…” diye yazmıştır.

Bunlardan da anlaşılacağı üzere, bir kaotik sistemde; değişkenler arasındaki ilişki, önemsiz görünen değişkenler ve sistemin başlangıç koşulları, sistemin davranışı açısından büyük önem taşımaktadır.

25 Tem 2009 at 01:34 Yorum yapın

Eski Çağ’da Bilim

A. Çin’de Bilim

Çin Uygarlığında bilimsel faaliyetin başlangıcı M.Ö. 2500′lere kadar götürülebilir. Zaman zaman sınırları Hindiçini de içine alan, zaman zaman ise sadece Sarı Irmak civarında ufak bir devlet seklinde görülen Çin, ilk insan kalıntılarının (Sinantropus Pekinensis) bulunduğu yerlerden biridir. Çin uygarlığı, genellikle, kapalı bir uygarlık olarak nitelendirilmiştir. Ancak Türklerle ve Hintlilerle yakın ilişki içinde oldukları bilinmektedir. Bu etkileşim sonucunda Türklerin kullandıkları On İki Hayvanlı Türk Takvimi’ni benimsemişlerdir. Hint uygarlığından ise, özellikle matematik konusunda etkilendikleri bilinmektedir. On ikinci yüzyıldan itibaren yapılan seyahatler sonucunda, matbaa ve barut gibi teknik buluşlar, Avrupa’ya Çin’den götürülmüstür.

Çin’de kullanılan sayi sistemi on tabanlıdır. Ayrıca, işlem yapmalarını kolaylaştıran, abaküs ve çarpım cetveli gibi bazı basit aletler de kullanmışlardır. Diğer uygarlıklardan farklı olarak Çin’de daha çok aritmetik ve cebir bilimleri gelişme göstermiş ve hatta geometri problemleri bile bu iki disiplinden yararlanılarak çözülmeye çalışılmıştır.
(daha fazla…)

25 Tem 2009 at 01:30 Yorum yapın

Gözümüz kaç megapiksel biliyormusunuz???

Günlük hayatta “vay be, adamın cep telefonunun kamerası 2.0 MP” ya da bende bir makine var “12 MP” gibi sözler duyarız ve “vay be, teknoloji nerelere kadar geldi” deriz. Hatta bazen “ya bu kamera benim gözümle gördüğümden de net çıkarıyor görüntüleri” dediğimiz bile olur. İşin aslını yapılan araştırmalar gösteriyor ve vücudumuzun günümüz teknolojisinin ne kadar ilerisinde olduğunu ortaya koyuyor.

Gözümüz tek bir taslak üzerinde kurgulanmış anlık çekimleri yakalayan bir fotoğraf makinesi değildir. Daha çok bir video silsilesine benzemektedir. Gözümüz, küçük açılarla, anlık hareket eder ve etrafımızdaki detayları beyne yansıtmak için sürekli kendisini günceller. Ayrıca iki tane gözümüz vardır ve beynimiz, çözünürlüğü daha da arttırmak için her iki gözden gelen sinyalleri toplamaktadır. Daha fazla bilgi toplamak için de haliyle gözümüzü, gördüğümüz şeyin etrafında hareket ettiririz. Bu nedenlerden dolayı, göz ve beyin birlikteliği, retinadaki foto-alıcıların sayıca fazlalığı sayesinde,bir makinede olabileceğinden çok daha yüksek çözünürlükte veriler elde etmemizi sağlar. Aşağıda verilen eşdeğer megapiksel değerler, insan gözünün bir manzarayı ne kadar netlikte gördüğünü açıklayan bilimsel bir detaydır.

Yukarıdaki insan gözünün çözünürlüğünü sağlamaya neden olan veriler ışığında,şimdi önce küçük bir örnekle başlayalım: Şimdi önünüzde 90 a 90 derecelik açıda (gözümüzün açıları yani) bir görüntünün olduğunu farz edelim, aynen pencereden dışarıdaki bir manzarayı seyredermiş gibi. Bu durumda piksel sayıları ortalama bir göz için:

90 derece x 60 arc-dakika/derece x 1/0.3 x 90 x 60 x 1/0.3 = 324,000,000 piksel (324 megapiksel) olur.

Gerçekte her an bu kadar çok çözünürlük elde etmiyoruz, ama gözümüz bir manzarada istediğiniz tüm detayları görmenize olanak sağlamak için sürekli istediğiniz detayın etrafında hareket eder. Ama insan gözü, bu açıdan çok daha fazla bir açı görür ki bu da 180 dereceye yakındır.Biraz küçük düşünüp 120 derecelik bir açıyla bakabildiğimizi varsayacak olsak bile:

120 x 120 x 60 x 60 / (0.3 x 0.3) = 576 megapiksel verisini elde ederiz.

İnsan gözünün görebileceği gerçek açı değeri şüphesiz ki çok daha fazla çözünürlüğe tekabül eder. Bu yapıdaki (çözünürlükteki) bir veriyi kaydetmek içinse, çok fazla alana kayıt imkanı sağlayabilecek kadar gelişmiş bir kamera olması lazım.

Şimdi teorik bilgiyi bir kenara bırakıp , sözün özünü aktaracak olursak, pencere gibi sınırları olan bir alandan dışarıya baktığınızda gördüğünüz manzara, beyninizde 324 megapiksele eşdeğer olarak yer alıyor. Eğer görüntünüzü engelleyecek bir maniniz yoksa, 576 MP.

Böyle bir teknoloji harikası olan gözünüze özenle bakın ve rabbinize şükretmeyi ihmal etmeyin

25 Tem 2009 at 01:27 Yorum yapın

Spam’da dünya üçüncüsüyüz

“Kirli Düzine” olarak adlandırılan söz konusu 12 ülke listesinde Türkiye yüzde 5.2 payı ile üçüncü sırada bulunuyor. 2009 yılının Nisan-Haziran döneminde dünyada oluşturulan “spam” e-posta mesajlarının yüzde 15.6’sı, ABD’den kaynaklanıyor. ABD’yi yüzde 11.1’lik payı ile Brezilya ve yüzde 5.2’lik payı ile Türkiye izliyor.

“Kirli Düzine” listesinde yer alan diğer ülkeler ve payları söyle: “Hindistan (yüzde 5), Güney Kore (yüzde 4.7), Polonya (yüzde 4.2), Çin (yüzde 4.1), İspanya (yüzde 3.4), Rusya (yüzde 3.2), İtalya (yüzde 2.8), Arjantin (yüzde 2.5) ve Vietnam (yüzde 2.3).
Diğer ülkelerin ise, Nisan-Haziran dönemindeki toplam “spam” mesajlarının ancak yüzde 35.9’undan sorumlu olduğu bildirildi.

RUSYA, “SPAM SÜPER GÜCÜ” OLMAKTAN ÇIKTI
Bu arada, Sophos, dünyadaki her altı “spam”ından birinin ABD’den kaynaklandığına dikkat çekerken, Rusya’nın bu konudaki çabalarını da övdü.

Eskiden “spam süper gücü” olan Rusya’nın ise, listenin 9. sırasına inmesini olumlu karşılayan Sophos, buna karşın Polonya’nın dört basamak birden çıkarak 10. olduğuna işaret etti.

Sophos, söz konusu dönemde Kolombiya’nın “Kirli Düzine” listesinden çıkarken bunun yerine Vietnam’ın girdiğini de bildirdi.

25 Tem 2009 at 01:25 Yorum yapın

4G Nedir ?

Mobil cihazlarda yüksek çözünürlüklü video devri 4G ile açılacak. İşte 4G’nin getirecekleri…

Ağ donanım sağlayıcılarından Cisco’nun yaptığı açıklamaya göre 4G servisleri kimi şirketlerin video uygulamalarının sonu olacak. Cisco Uluslararası Servis Sağlayıcısı Pazarlama Müdürü Suraj Shetty geçen hafta yaptığı bir söyleşide “şirketlerin yüksek-hızlı kablosuz geniş bant teknolojileri olan WiMAX ve LTE’nin, yüksek çözünürlüklü videoların mobil cihazlarda paylaşımına imkan sağladığını” belirtti.

Ayrıca “telekomünikasyon şirketlerinin kapsamlı video servisleri sunarak kendilerini neredeyse kablolu internet’e çevirdiğini, kablolu internet sağlayıcılarının da geliştirilmiş ses ve internet seçenekleri ile bu şirketlerle daha iyi rekabet edeceği” açıklamasında bulundu.

Günümüzde şu bir gerçek ki yüksek çözünürlüklü bir videoyu DSL ve ya fiber optik üzerinden paylaşabiliyoruz. Fakat aynı durum kablosuz bir ortam için neredeyse imkânsız. Ama 4G gelince, bu gibi paylaşımları kablosuz ortamda rahatça yapmak mümkün olacak.

Cisco’nun mobil internet veri alışverişi üzerine yaptığı bir araştırmada; 2013 yılına girildiğinde veri alışverişi %64 video, %19 veri servisleri, %10 dosya paylaşımı ve %7 ses olacak deniliyor. Ayrıca yine bu araştırma günümüz video transferinin 2012 yılı sonlarına kadar 4 kat çoğalacağını gösteriyor.

4G kapasitesi 15mbps bant genişliğini destekliyor. Eğer ki böyle bir bant genişliğine sahip olursak, kimi servislerin daha da gelişeceğini tahmin etmek pekte yanlış bir yorum olmaz.

25 Tem 2009 at 01:24 Yorum yapın

Eski Yazılar


Takvim

Temmuz 2009
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    Ağu »
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

Posts by Month

Posts by Category


Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.